PUPA YELKEN  
 
 
 
1968 yılının 16 Haziran Pazar sabahı... Kayışdağı üzerinden yükselen güneş etrafı daha yeni yeni aydınlatıyor. . .
Üstü çiçek buketleriyle dolu kamaranın kenarına ilişmiş kahvemi yudumlarken, girdabına katıldığım rüya aleminden sıyrılmaya çalışıyorum. Hakikaten Caddebostanda mıyız? Hakikaten Kısmet, yedi denizleri aşıp yine o eski demir yerinde böyle sakin mi yatıyor?.. Yoksa, o uçsuz bucaksız ummanları aşarken gece dümen başında kurduğum hayal aleminde mi yaşıyorum?..

Sigaramın savrulan dumanı içinde kopuk kopuk sahneler canlanıyor... Bir teknenin omurgasının kızağa konuşu... Sevdiklerinden ayrılış... O sonsuz Okyanuslar, tayfunlar, fırtınalar... Asude bir ada.. .Hindistancevizi ağaçları altında çalınan gitarla dans eden bronz renkli yedi kızları... Derken tamtamlar, yamyamlar, korsanlar, hastalık... Her an tabiatla pençeleşme... Hakikaten bu hayatı biz mi yaşadık? .. .

Kaportadan içeriye eğiliyorum. Oda ranzasında sakin sakin uyuyor, ayak ucuna Miço kıvrılmış... Demek üçümüz gene beraberiz...
Gözüme iskele ucunda asılmış bir bez dövizin üzerindeki yazılar takılıyor: "Kısmet Caddebostan' a hoş geldin"...
Demek ömür boyunca peşinden koştuğum yegane gayem, gönderinde Ayyıldızlı kendi bayrağım dalgalanan kendi kotramla bir dünya seyahati yapmak emelim hakikat oldu. . .
EY BÜYÜK ALLAHIM, ÇOK ŞÜKÜR SANA!...

 35 YTL KDV DAHİL